Dertler benim, çile benim...

7 Şubat 2009 Cumartesi


Arabesk günler yaşıyoruz bugünlerde eyp ile.
İşinde bazı sorunlar var. Bu gece ciddi bir fırtına var. Nasıl geçecek diye meraktayız.
Herkes bi köşede suskun.
Böyle anlarda gereksiz muhabbetler, sınırsız mutfak hizmeti vs yapmayı yapmacık bulurum. Ana uygun bir müzik yeterli olur. 7. yılda ezberledik artık birbirimizi :)
Ama aramıza yeni katılan bir arkadaş olduğu için ona bunları hiiiiç yansıtmıyoruz. Zaten bizimkisi geçici işsel vs problemler olduğu için onun minik bünyesini bunlarla sarsmaya gerek yok. Ayrıca o çığlıklarıyla dinlediğimiz müziğe katılıyor bizim yerimize :)

Pufffff!!!

6 Şubat 2009 Cuma




Sıkıcı haberler...
Geçen hafta mgnin aşısı için çoook yakınımızdaki sağlık ocağına gittim.
Ayrıca yeni bebişin de kaydı yapılacaktı.
Sabah erkenden kalktık. Alıştık zaten artık. Melek Güneş, yeni bir uyku düzeni geliştirdi. Aslında benim de istediğim birşeydi bu. Akşam 6'dan sonra hiç uyumuyor. Ama 10'dan sonra sabah 6'ya kadar uyuyor, bir sıkıntısı yoksa. Benim için de erken uyanmak iyi oluyor aslında. Kendimi daha sağlıklı hissediyorum. Böyle bir sabahta gittik işte sağlık ocağına. Hemşire, zaten arkadaşım gibi oldu artık, tansiyonumu da ölçmek istedi. 8-5 çıkan tansiyon onu çok şaşırttı. 'Çok düşük, nasıl ayakta duruyosun?' falan dedi. Ama ben gayet iyi hissediyordum kendimi. Bikaç gündür ise başım hiç ağrımadığı kadar şiddetli ağrıdı. Dün ikili test için doktoruma gittik. Baş ağrımın nedeni ortaya çıktı. Evde ölçtüğümüz gibi tansiyonum 13-8'e çıkmış.
Normalde iyi denebilecek bu tansiyon hamileyken bana fazla gelmişti anlaşılan.
Kan ve idrar tahlilime daha detaylı bakılacak, sonuç haftaya :(
Ve ben hayatımda ilk defa tansiyonumu nasıl düşürebileceğimi düşünüyorum.




Ve daha zor olanı eyp'nin başında. Daha doğrusu dişinde.
Benim hiç sorun yaşamadan, ne zaman çıktığını bile anlamadan sahip olduğum ama hiç de işe yaramayan 20liklerim eyp'de nasıl olur anlamadım ama yanlamasına çıktı ve çok canını yaktı.
Yıllardır çektiği, ama askerlik, sezon, turlar vs diye sürekli ertelediği bu diş sorunu pzt çözülecek diye umuyoruz.
Ufak bir operasyonla iki diş alınacak. Gömülü diş operasyonu diye geçiyor raporda. O ürküttü bizi biraz. Zaten diş denince tırstığımız için her zaman, erteleye erteleye bugüne kadar dayanabildi.

Bir şaşkın kraliçe: Marie Antoinette

5 Şubat 2009 Perşembe


Bol krem şantili, şampanyalı, köpük köpük bir dönem filmi.
Kumara, şaşaalı kıyafetlere, saça, makyaja meraklı bir küçük kraliçe..
Hepsinin ötesinde, altın tokmaklı kapılar ardında akıttığı gözyaşları, memleket hasreti, yasak aşkı...
Saray kurallarına göre ilk bebeğini herkesin önünde doğurmak zorunda kalmış.
Hediye olarak çook güzel bir saray alsa da kendi bebeğini emzirmesine izin verilmemesi yine sarayın muhteşem kurallarından diğeri.



Filmin yönetmeni Sofia Coppola, seçtiği renkli, modern müzikler ve bu ilginç detayla aklımda kaldı :)

İzmir'in dağlarında.....

3 Şubat 2009 Salı

Bazen Melek Güneş'i uyuturken takılıp kalıyorum. Danaların özgürce bostanlarda dolaşırken bostancının onları kovalaması çok acımasız geliyor şu günlerde bana. Yine annelik hormonlarım tavan yaptığı için bugünlerde vara yoğa ağlıyorum zaten.
Uydurduğum ninnilerse Melek Güneş'in uykusunu daha da açıyor sanki :)
Bu akşam durup dururken İzmir Marşı geldi ama aklıma.
Çooooook koyu İzmirli ruh halim, memleket hasretiyle birleşince Melek Güneş'le ellerimizi çırparak Atamızı andık ve anneannemin Selanik hikayelerini ve acımasız mübadele günlerini...



İşgal sonrası galip İzmir...

Bu arada kısa bir bilgi..
İzmir Marşı Mızıkayı Hümayun Klarinetçibaşısı Mehmet Ali Bey tarafından, işgalden ve kurtuluştan çok önce bestelenmiş.
Beni en çok etkileyen sözlerinin bir kısmı ise:

İzmir’in dağlarında çiçekler açar.
Altın güneş orda sırmalar saçar.
Bozulmuş düşmanlar hep yel gibi kaçar.
Yaşa Mustafa Kemal Paşa,yaşa;
Adın yazılacak mücevher taşa.

İzmir’in dağlarında oturdum kaldım
Şehit olanları deftere yazdım.
Öksüz yavruları bağrıma bastım.
Kader böyle imiş ey garip ana
Kanım feda olsun güzel vatana..

Ananemin outfitteri :)

1 Şubat 2009 Pazar

Bak yazmadan duramıyorum yine.
Melek Güneş, akşam uykusu rekoru kırdı, net bana kaldı.
Anneannesinin evinde bu modelden battaniye, paspas, minder.. olmayan var mıdır?



Peki urbanoutfitter'daki fiyatını gördünüz mü?

Pazar pazar Melek Güneş


Çooook güzel bir pazar günü geçirdik arkadaşlarımızla.
Geçen kış yaptığımız uzun pazar kahvaltılarına bu yıl Melek Güneş de katıldı :)
Türkbükü takımının henüz keşfedip kirletmediği Çelebi Adası'na nazır dolu dolu tabaklarımızda Hamide Teyze'nin yaptığı tereyağı, çeşit çeşit reçeller, bohça böreği, kaşık helvası.... eyp'nin çoook küsur senelik arkadaşı iso'nun yeri burası.



Melek Güneş de tertemiz deniz havasını topladı minik ciğerlerine, yerinde duramadı böyle :)

Çoook şirin...



'Elalem neler yapıyor bak da örnek al biraz elf' dedim ama bir karşılık gelmedi içimden :)
Gerçekten çok şirin bu kapı süsü. Hiç o klasik otlu, çiçekli şeylere benzemiyor.
Becerikli hanımın sitesi burada..



Bi de böyle aşmış birşey gördüm bloglar arasında şuursuzca dolanırken..
Ben dolapları yerleştirmeye zor zaman ayırıyorum. Millet böyle aşmış askılar yapıyor. Bunlar da şık gerçekten ama abartmaya gerek yok kanısındayım :P
Güzel etamin modelleri de var bir de bu teyzenin sitesinde.