
Tanıştırayım:
eyp'nin yandan yemiş hali :P
Ya da eyp'nin 1 saatlik operasyon sonucu yüzünün hali.
Dün ikimiz gittik.
Babam biz küçükken annemi dişçiye götürdüğünde kapıda bayılırdı. :)
Ona çekmişim sanırım.
eyp saat 1'de bana dönüp baka baka girdi içeri, kıyamamm..
Ben de o içerdeyken sıkıntıdan attım kendimi dışarı. Önce kliniğin yanındaki Çıngıllıoğlu'na girdim. Onların peynirine, zeytinine bayılırımm..2 poşet doldurdum :)
Sonra bir başladım yürümeye :) Bir yandan dua ediyorum, bir yandan S.annemi arıyorum Güneş nasıl diye. Yazık o da bana eyp'yi soruyor, ee herkes evladını düşünüyor tabi :) Ben öyle bir almışım ki hızımı bir baktım saat 2'ye 5 var, ben epey yol amışım, dolmuşla döndüm kliniğe :P
Tam içeri girip oturdum ki eyp sallana sallana indi merdivenlerden. Eline kocaman bir buz poşeti vermişler, ondan medet umuyor sanki yapıştırdı yanağına bırakmıyor :)
Neyse evimize geldik, arka arkaya cataflam, antibiyotik, gargara, buz derken yanak indikçe indi aşağıya. Çene kemiğine işlem yapıldığı için şişmesi normal demiş doktoru ama dayanılmaz tabi o ağrı. Pipetle sadece sıvı alabilecek 1 hafta. 1 dişi daha var 20'lik, ilki kadar kötü olmasa da alınması gereken ama bunu yaşadıktan sonra bir daha gider mi bilmiyorum. Dikişler 10 gün sonra alınacak. Bu arada bugünden işe gitti bile. Erkeklerin hastalık konusunda bir umursamazlıkları mı vardır nedir. Ben olsam dikiş gününe kadar yerimden kalkamazdım heralde :)
The Godfather
12 Şubat 2009 Perşembe
Bayıldık
Meleğimi beklerken beni en çok tedirgin eden şeylerden biriydi tırnak kesmek.
Bir süre acaba kesmesem, törpülesem mi gibi garip çabalara girdim.
İlk başlarda zaten kendi kendine soyulup dökülmüştü tırnakları. Ama sonra iş başa düştü. Önce uykusunda denedim, eciş bücüş bişeyler oldu. Sonra bir arkadaşım 'Uykusunda sıçrayabilir, uyanıkken sıkıca tutup kes.' dedi, hatta ilk seferi o denedi. Bana daha kolay göründü. Ama geçenlerde o minik tırnak makasıyla, wee galiba, babam aceleyle almıştı araştıramamıştım, birazcık ama gerçekten birazcık etine değdirdim, biraz kanadı, melek güneş biraz ekşitti yüzünü, benim paniğim ve gözyaşım korkuttu onu. Ee tabi çocuğu göğsüne bastırıp, 'Annecim özür dilerimm!!' diye ağlayınca kuzucuk şoka girdi, garip garip bakıp ağlamaya başladı. Her neyse çok uzattım. :)
Geçenlerde Oasis'e götürdüm meleğimi. Hem oraya çok yakın olan eski işyerime uğrayıp tüüm memurlara sevdirdim güneşimi, hatta Adanalı bi abimiz, hoşşig diye sevdi güneşi :))) Demek ki varmış böyle birşey gerçekten :) Neyse Oasis'teki Chicco'ya uğrayacak olursanız çooook yardımcı olan bi kız çalışıyor orda, eşiyle birlikte çalışıyorlar hatta. O çok yardımcı oluyor her konuda. Çoğu markayı satıyorlar, hepsini karşılaştırarak anlatıyor, ona göre tavsiye de bulunuyor.
Sonuç şu ki;
Fotoğraf sadece tanıtım amaçlı çekilmiştir.
Evhamlı olmasam da çok dikkatli olmaya çalışıyorum bu konularda. Elinden aldım yani hemen sonra :)
Chicco'nun bu tırnak makasına bayıldım. Uçları yuvarlak olduğu için hiiiç etlerine temas etmeden kesebildim tırnaklarını :)
Bu da yine Oasis'teki Melek Güneş'in binmesi için sabırsızlıkla beklediğim, renklerinden gözlerimi alamadığım atlı karınca...
And the Oscar goes to...
11 Şubat 2009 Çarşamba

Bu güne kadar mimlenmeyen, sobelenmeyen ben, yeni blog arkadaşım nazpeki tarafından ödüllendirilmişim. Çoook sevindim gerçekten :)
Şimdi kurallar gereği şu 3 maddelik görevimi yerine getirip uzaklaşacağım, bu mesaj 3 sn içinde kendi kendine tüüüüm blog arkadaşlarıma öpücük gönderecek :)
1. Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermek,
2. Bu ödülü başka 7 blog sahibine linklerini vererek göndermek,
3. Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek.
Ve benim ödül listem :
- Çikolatalı Pasta
- Gnhnm
- Mummy
- Aslı
- Burcu
- Bahar
- Gezi Cini




