
70$'a çingen beşiği, nasıl??
Gül...
Bloglarda bir gül modasıdır gidiyor.
Bazıları gözüme abartılı görünse de el yapımı sade olanlar çok hoşuma gidiyor benim de. Kolye olarak takamam belki ama taçta ve yakada broş olarak çok güzel. Bunlar da benim beğendiklerim. Yapamıyorum zaten şu günlerde vakit ayırmam imkansız. Vakti ve daha önemlisi becerisi olanlara fikir olsun bari :)
G1
G2
G3
G4
G5
Benim favorim, saksıdaki beyaz güller ve minik küpeler.
Bu arada Melek Güneş'in kulaklarını deldirdim geçen hafta.
Epeydir aklımdaydı ama bir türlü cesaret edemiyordum canı acır diye.
Ama içimdeki minik renkli top küpe aşkı, onun benim takılarıma olan merakı, yıllardır belki kızım olur diye sakladığım minik incik boncuklar ağır bastı. Arkadaşımla sağlık kabinine gidip deldirdik.
Epey ağladı ama eve geldiğimizde aynanın karşısına geçtik. Ben kendi küpelerimi gösterdim, onunkilere baktık. O zaman anladı sanırım ve çok sevindi. Küpelerini tutarak uyudu öğlen olduğunda. Şimdi cicilerin nerde diye sorduğumuzda kulaklarını gösteriyor :)
Amaan öfff!!!
3 Kasım 2009 Salı
Hülya'nın yazısını okudum. Ohh rahatladım, kendime yandaş bulunca.
Benim de var öyle hadi canım deyip yarıda bıraktığım blog yazıları.
Çocuğu paytak paytak değil dimdik, sapasağlam adımlarla yürüyormuş...
Günde bilmem kaç kalori protein, ... mg vitamin alıyormuş...
Yaaa bırakın allaaaşkına kimi kandırıyorsunuz.
Sonuçta hepimizde var birer hatta bazılarında ikişer :) çişli. Hepsi de çook şükür sağlıklı görünüyor ve türlü haylazlıklar yapıyor.
Kanal 1'de haberleri sunan bi abla var, onun sözüne bayıldım: Mükemmel anne yoktur, mutlu anne vardır.
Hangimiz her gün ama her gün mükellef bir kahvaltının ardından meyve salatamızı yedik, öğle yemeğinin akabinde muhallebi, etli sütlü akşam yemeğinden sonra yoğurdumuzu hüpletip heeeer akşam aynı saatte yatağımıza gidip deliksiz bir uyku çektik?
Evet diyenler yazının devamını okumadan o mükemmel hayatlarına devam etsin.
Hayır diyenlerse çocuklarından da böyle bir monotonluk beklemesin.
Tabii ki belli kurallarımız, rutinlerimiz olacak çocuklarımızla ilgili.
Ama hiç olmadığımız kadar mükemmel olmalarını bekleyemeyiz onlardan.
Büyük düşünür Met-Üst'ün dediği gibi;
'Herkes 'Bu çocuk okusun.' der ve 'Kendini kurtarsın.' Çocuk okur fakat kendinden kurtulamaz.'
İşte bu yüzden beni kapının önüne boşaltılmış ayakkabılık, teki bulunamayan terlik, çoraplar, alt üst olmuş mutfak çekmeceleri zerre rahatsız etmiyor :)
Amaaa;
Beni kimse bu iki boncukla Burger'a sokamaz, o ayrı.. Zaten tavuktan insana ancak bu kadar çevrilebilen o iki salak sarışından sonra hiiiç girmem.
Evime salam, sosis... vs giremez.
Karıştırılan çekmeceler deterjandan, delici, kesici.. her türlü tehlikeden arındırılmıştır.
İşte böyle minik önlemler dışında, benim çocuklarıma yaramazlık serbest, şımarıklık yasak!!
Maa yaptık herkesi..
(Melek Güneş bu sesi çıkararak öpüyor bizi)
Gönderen elfeyp zaman: 04:23 3 yorum
Etiketler: miniğim, miniğim jr
Mim olayı
29 Ekim 2009 Perşembe
Sevgili Pln mimlemiş beni.
Herkes uykudayken yazayım.
Bloguna neden bu ismi verdin?
Çünkü bu blog ben ve caaaanımın içi eyp ile ilgili herşeyi yazdığım bir blog. Yani ben, eyp, yediğimiz, gezdiğimiz, okuduğumuz, izlediğimiz, kızımız, oğlumuz....
Bloguna yazarken star tribiyle olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?
Bebeciklerimin uykuda olması. Yoksa dikkatim dağılıyor. Zaten uyanık olduklarında onlarla ilgilenmeyi tercih ediyorum.
En son satın aldığın garip şey nedir?
Buraya yazacak kadar garip birşey olmadı aslında.
Şeker gibi olduğun anlar?
Çoook güzel demlenmiş, sıcacık çayımı içerken, Melek Güneş'le oynarken, Uluç Ege'yi emzirirken, eyp'yle aylak aylak dolaşırken, İzmir'e 10 km yazısını gördüğümde..
Arkadaşım, artık sormayın dediğin şeyler?
Aaa, bu daha bebek zaten 2.yi niye yaptınız?
Eee, çok mu uzağa gidiyor eyp, kaç hafta kalıyor?
Niye yürümüyor daha?- ki bunun sonu gelmez. Dişi çıkmadı mı, emeklemedi mi...çocuk gelişim uzmanı teyzelerin tüüüm soruları..
Aynaya bakınca gördüğün?
Bazen yorgun, uykusuz ama çoğunlukla mutlu ve huzurlu elf.
Kendini okutan blog dediğin?
Samimiyetine inandıran, paylaşımcı, yaratıcı tüüüm blogları seviyorum.
Bu blog sahibi-sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler?
Yaz kış herhangi bir deniz kenarında karşılaşabiliriz :)
Peki ben kimleri mimliyorum?
Gnhnm ve Güldem'i mimliyorum, öpüyorum herkesleri...
Acı bir akşam :)
Dün akşam çooook uzun zamandır yapmadığım birşey yaptım. Kırçiçeği'ne gidip şuursuzca yedik eyp ile.. Acının ortasında patrondan gelen 2 günlük tur haberi bile bozamadı keyfimizi :) Ezogelin, lahmacun, manisa kebabı, Ali Nazik... 'Allahımm sana geliyorum!!' dedim bi ara ciddi ciddi.
Bünyem, z.yağlıdan, tatlıdan hoşafa dönmüş, ilk önce epey yadırgadı şark lezzetini ama çoook iyi geldi dün akşam bize :)
Melek Güneş'in uyku saatine denk geleceğinden onu babanesiyle oyuna bıraktık. Almaya gittiğimizde eski telefon yeni oyuncağını kulağına götürmüş, anne diyordu :) Bayıldım bu duruma :) Oğluş da çoook uslu durdu.
Sonra da çooook sevdiğimiz İbo ve Gemma'nın yanına gittik, Cafe Paşaoğlu.
Bodrum'a geldiğinizde, garajdan marinaya doğru vurun kendinizi, yol üstündeki enn güzel cheesecake yapan bu cafeye uğrayın.
Bu da Melek Güneş'in son oyun hali. Anne adaylarına tavsiyem: Oyuncağa para vermeyin!! Bizimkini en mutlu eden şey, kurabiye kalıpları, çeşitli boy ve ebatlarda süzgüler ve kardeşinin tulumları :)
Gönderen elfeyp zaman: 04:33 5 yorum
Etiketler: Bodrum, miniğim, miniğim jr
Bloglar ötesi buluşma :)
28 Ekim 2009 Çarşamba
Çooook uzun zamandır yapılması gereken birşey için ortak zaman ancak bulundu.
Geçen akşam Pln'lerdeydik. Glşhlar da vardı :) ve bir ortak arkadaşımız daha.
Bu arada eyp, Pln ve Glşh liseden sınıf arkadaşı. Ve maalesef en tembeli, kopyacısı benim kocam :(
Küçükten büyüğe; 2 aylık Uluç Ege, 3 aylık Yağız, 5 aylık Derin, 13 aylık Melek Güneş, 4 yaşında Mert ve 5 yaşında Nazmi şeklinde çook kalabalık ama çoook şeker bir grup vardı, tabii ki koşuşturmadan fotoğrafa zaman kalmadı.
Yağız, onca sese, gürültüye rağmen çoook uslu durdu, bayıldım, mışıl mışıl uyudu.
Mert, Melek Güneş'in oyuncak ineğine bayıldı, gecenin sonunda uyudu o da sakin sakin uykuya daldı.
Melek Güneş, Pln'in nefisss pastasını tabağımdan yalayarak yemeye çalıştı, kurabiye kalıplarıyla oynadı, Derin'i pişpişledi.
Çooook güzel ve tekrarlanacak bir gece geçirdik..
Nottt: Kendi aramızda konuşurken bloglarla ilgili eyp, 'Çam. mak. Glşh'ın dediği gibi mi düzelttin?' diye sorunca anladım ki yorumları bile tek tek okuyan sıkı bir takipçim var, öpüyorum burdan kendisini..

