





...mandalin ağaçlarının altında, kuzenler, nineler, biraz bisiklet, bolca toprak, arada deniz, park.. geçiyor.
Bu yaz..
23 Haziran 2010 Çarşamba
Gönderen elfeyp zaman: 12:37 2 yorum
Etiketler: miniğim, miniğim jr
Gel de şimdi 'aq' deme !!!!!!!
18 Haziran 2010 Cuma

2 gün mutluluk haram bize, yemin olsun!!
2 gün hayal kurduk ya, ne haddimize!!!
Önümüzdeki hafta çok yoğun bizim için.
Perşembe eyp'nin ilkokul arkadaşı evleniyor, cuma Zeyno, pazar günü de en heyecanlısı ve inanılmazı Abijim nişanlanıyor, İzmit'te..
Herşey güzel, planlarımız hazırdı. İzmit yolculuğu 1 güncük olacağından çocukları da bırakacaktık.
Sonra ne oldu?
eyp'nin teknesi tersanede, her akşam eve gelmenin huzurundayken diğer teknenin kaptanı işten ayrıldı. 15 günlük Göcek turu bize!!!!
Bu sabah gitti eyp. Dün gece apar topar bavul hazırladık.
Reklamlardaki kadın, 'Kocam kaptan, gömlekleri bembeyaz!!' diye gevrek gevrek gülerken, gerçekten içimden gelerek küfrettim bu sefer.
Üzülmedim, kırılmadım, çok sinirlendim.
Hayal kurmaktan vazgeçtim bir kez daha!!
Haziran bitiyor, bu ne hastalığı?!?!
14 Haziran 2010 Pazartesi
Geçen hafta Melek Güneş'le pazara gittik.
Gündüz çok sıcak olduğu için akşamüstünü bekledim özellikle..
Tam 1-2 tur atmış, biraz domates seçmiştik, Melek Güneş mızırdanmaya başladı, 'cak cak' diye kucak istemeye başladı, ki hiç tarzı değildir, genelde arkasında mıyım diye kontollü kaçış hallerinde, tezgah karıştırır kendisi.
Sonra birden kustu, korkup ağlamaya başladı.
Hemen eve döndük, yolda ateşi çıkmaya başladı.
Eve geldiğimizde 38.7 idi.
Hemen banyoya ılık suya soktum, ateş düşürücü içirdim.
!!!!39.4!!!!
Çantayı kaptım, baygın güneşim omzumda acile..
Yolda şurup etkisini göstermeye başladı. Biraz açıldı.
Acildeki nöbetçi doktora pas vermedi pek.
Kendi doktoru gelince ağzını açtı, karnını açtı dinlesin diye.
Bademcik!!
Bademcikleri çok hassas olduğu için en ufak bir soğuk algınlığı ordan vuruyor dedi doktoru.
Tam iyileşmeye başladı, mızmızlığı da geçiyor derken gece üstünü örteyim dediğim Uluç Ege'nin hiç olmadığı kadar sıcak olduğunu hissettim.
Uykum dağıldı gecenin bir vakti, ateş düşürücü, vücuduna, zaten ne kadarcık vücudu var kıyamam, ılık su..
Ertesi sabah tekrar doktora.
Sonuç yine aynı!!
O kadar dikkat ettiğim halde, yanyana getirmedim, kaşıklarına, emziklere dikkat ettim. Ama Melek Güneş'in aşırı sevgisi, mıncıklama, öpme, sarılma, arada çaktırmadan ısırma isteğine engel olamadım.
Paşamın ilk antibiyotiği de hayırlı olsun!! :(
Birkaç gece sonra bir titreme geldi bana. Ahanda sıra bana geldi dedim. Tüm eklemlerim, kolum, bacağım...zaten ağzımın tadı kaçık şu iğrenç, gereksiz aftlarla..
Çocukların hastalığı, uykusuzluk, yorgunluk.....
Pazar sabahı acilin kapısına benim için gittik.
Allahtan tüüm bu olaylar yaşanırken eyp, evdeydi- bu arada onun sürpriz iş gelişmeleri çook mutlu etti bizi, o ayrı :)
Ateşim 38.9!!
Bodrum 34 derece ve ben deli gibi titriyorum, üşüyorum.
Serum bittiğinde uyandım.
Eve geldiğimde daha iyiydim, tüm günü uyuyarak geçirdim.
Oysa pazarı bekliyorduk denize girmek için, halimize bak!!
Sonuç,
Hastalığı Uluç Ege satmış hayatından gaaayet memnun, baba adı ööpp, anne adı efiff bir Melek Güneş..
Hastalığı annesine sattığı için ona daha da derin bir bağlılık duyan yapıştığı boynunu bırakmayan, yere konduğu an en yakın koltuğa tutunup sıralamaya çalışan bir Uluç Ege...
Uykusuz geceler, bölük pörçük uykulu gündüzlerle feleği şaşan bir elf..
Yeni başladığı teknenin yapımı henüz bitmediği için sabah tersaneye gidip akşam eve dönecek olan bir eyp!!!!
O, S. annem ve M.babam olmasaydı bu günler nasıl geçerdi bilmiyorum.. Bir de eyp'nin anneannesi var tabii :)
Neredeyse 80 yaşında ama bir işin ucundan tutayım, yardımcı olayım diye çabalıyor..
Öpüyoruz hepinizi ya da öpmeyelim size de bulaşmasın.
Bodrum'dayız diye alemlerdeyiz sanılmasın.
Öldük geberdik hastalıktan!!!
Fotolar, babalarının çekmecesini deşeleyenlere aittir!!
Yazık sana Suri!!!
10 Haziran 2010 Perşembe
Gıcık
2 Haziran 2010 Çarşamba
Aslında tüüüm kadınların bir şekilde ortak derdi, istenmeyen tüyler- nesi istenecekse zaten..
Benim çalışırken bulduğum enn güzel çözüm, lazer epilasyondu. Bodrum'da çok çok daha pahalı olmasına rağmen yeni evli, çalışan, çocuksuz biri olarak bunu pek önemsememiş, 4-5 seans yaptırmıştım.
Sonra hamilelik, emzirme, tekrar hamilelik, tekrar emzirme..., lazere verilen parayı lüks bulup, onunla çocuklarıma neler yaparım fikrindeki içimdeki klasik anne lazerden vazgeçti..
Ondan sonrası pek iç açıcı değil. Bacaklarımda çok çok azalan tüyler, çok büyük olasılıkla epilasyon makinesi yüzünden batık olarak döndü bana, kese, peeling vs pek işe yaramadı. Zaten ne peelingi?!? Duş alıp çıktığıma şükreder haldeydim..
Vee ben de küçük bir araştırma yaptım nette. Forumlarda okudum ki, yalnız değilim, ohh çok şükür!!
Şöyle bir losyon var. Tend Skin
Çoğunluk olumlu sonuç almış, zaten bu tür şeyler de önemli olan düzenli kullanım.
2 gün kullanıp, 1 hafta sonra devam edip, olmayınca ürüne çamur atmak tarzım değil :)
Bir cesaret sipariş verdim.
Ama kapıda ödemeyi seçtim.
Pzt öğlen verdiğim sipariş, bugün öğlen elimdeydi.
İlk kullanım için çok iyi bir sonuç aldım.
Sanırım ölü deriyi çabuk soyması, temel özellik.
Yalnız hamileler ve emzirenlere önerilmiyor.
**
Bu arada babamın rahatsızlığında kesilen sütlerim nedeniyle Uluç Ege 8,5 ay kadar emebildi...
**
Tonik kıvamında, pamukla sürülüyor, ama biraz daha yoğun gibi, gramajı düşük ama bu yoğunluğu nedeniyle uzun süre kullanabilirim sanırım. Zaten bitmeden çözüme kavuşacağız gibi..
Tavsiye eder miyim?
Evet
:)






